Ayşe Sena SümercanPsikologRandevu al
← Yazılar
2 dk okuma

Geçmişi konuşmak bugüne nasıl iyi gelir?

Psikodinamik terapide çocukluğa ve eski ilişkilere neden bakarız? Mesele suçlu aramak değil, anlamak.

“Ben geçmişi değil, şu anki sorunumu konuşmak istiyorum.” Bu, terapinin başında sık duyduğum ve çok anlaşılır bir istek. Sonuçta bizi zorlayan şey bugün yaşadıklarımız. O halde neden geçmişe bakalım?

Bugün, geçmişin üzerine kurulur

Nasıl sevdiğimiz, nasıl öfkelendiğimiz, neye kırıldığımız ve kendimizi nasıl gördüğümüz bir anda oluşmaz. Bunlar erken yaşlardan itibaren, önemli ilişkilerimiz içinde yavaş yavaş şekillenir. Çoğu da farkında olmadan, otomatik biçimde işlemeye devam eder.

Bir eleştiri karşısında beklenmedik kadar yoğun bir utanç hissediyorsanız, o duygunun kökü bugünkü olaydan çok daha eskiye uzanıyor olabilir. Bugünkü tepki, eski bir yaranın yeniden sızlamasıdır.

Amaç suçlu bulmak değil

Geçmişi konuşmak, anne babayı ya da başkalarını suçlamak anlamına gelmez. Amaç, bugünkü duygularımızın ve seçimlerimizin nereden geldiğini anlamaktır. Anlamak, suçlamaktan çok daha özgürleştiricidir.

Neden böyle hissettiğimi anladığımda, bu his beni eskisi kadar yönetemiyor.

Terapi ilişkisi de bir ayna olur

Psikodinamik terapide geçmiş sadece anlatılmaz; bazen terapi ilişkisinin kendisinde yeniden yaşanır. Terapistinize karşı hissettiğiniz kırgınlık, çekingenlik ya da onaylanma isteği, hayatınızdaki başka ilişkilerin izlerini taşıyabilir. Bu duyguları güvenli bir ortamda konuşabilmek, onları anlamanın en canlı yollarından biridir.

Değişim nasıl olur?

Geçmiş değişmez; ama onunla kurduğumuz ilişki değişebilir. Eski deneyimler anlamlandırıldıkça, bugün onlara otomatik olarak tepki vermek yerine seçim yapabilmeye başlarız. Bu değişim çoğu zaman yavaş ve sessizdir, ama kalıcıdır.

Geçmişe bakmak, bugünü daha özgür yaşayabilmek içindir.