Ayşe Sena SümercanPsikologRandevu al
← Yazılar
2 dk okuma

İçimizdeki sert ses

Kendimizle, sevdiğimiz hiç kimseyle konuşmayacağımız bir tonda konuşuyorsak, o ses nereden geliyor?

“Yine beceremedin.” “Herkes senden daha iyi.” “Bunu hak etmiyorsun.”

Çoğumuzun içinde böyle bir ses var. Bir hata yaptığımızda, bir fırsatı kaçırdığımızda ya da sadece yorgun olduğumuzda devreye giriyor. Üstelik bu sesin tonu, bir arkadaşımıza asla kullanmayacağımız kadar sert olabiliyor.

Bu ses kimin sesi?

İç eleştirmen genellikle bir yerden öğrenilmiştir. Çocukken duyduğumuz uyarılar, beklentiler, hayal kırıklıkları zamanla içselleşir ve bizim sesimize dönüşür. Bir zamanlar dışarıdan gelen sözler, artık içeriden konuşmaya başlar.

Bu sesin çoğu zaman koruyucu bir niyeti de vardır: Bizi hatadan, reddedilmekten, utanmaktan korumaya çalışır. Ama kullandığı yöntem, korumaktan çok yıpratır.

Mükemmeliyetçilik ve yetersizlik hissi

İç eleştirmeni güçlü olan kişiler çoğu zaman dışarıdan çok başarılı görünür. Çok çalışırlar, detaylara özen gösterirler, kimseyi hayal kırıklığına uğratmamaya çalışırlar. Ama başarılar kısa süre sevindirir; hatalar ise uzun süre akıldan çıkmaz. Ne kadar yapılırsa yapılsın, içeride “yeterli değil” hissi kalır.

Sesi susturmak yerine tanımak

Bu sesle kavga etmek çoğu zaman işe yaramaz; bastırdıkça daha yüksek konuşur. Onun yerine onu tanımayı deneyebiliriz:

  • Bu ses en çok hangi durumlarda ortaya çıkıyor?
  • Kimi hatırlatıyor? Bu cümleleri daha önce birinden duydum mu?
  • Beni neyden korumaya çalışıyor?

Bu soruların cevabı, sesin gücünü azaltmaya başlar. Terapide bu iç sesin kökenlerini birlikte keşfeder, zamanla onun yanına daha anlayışlı ve adil bir ses eklemeye çalışırız.

Kendinize karşı daha nazik olmak, çıtayı düşürmek demek değildir. Hatalarınızla birlikte de değerli olduğunuzu hissedebilmektir.